Bugünki makalemizde sizlere Siren Neden Çalmadı? Tatbikat Yapıldı mı? ile alakalı ayrıntılı tanımı yazısını paylaştık. Bugün Yazımızda ayrıca Siren Neden Çalmadı? Tatbikat Yapıldı mı? gibi yanıtları da bulabilirsiniz.

Siren Neden Çalmadı? Tatbikat Yapıldı mı?… Türkiye’nin 81 ili ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde bugün saat 18:57’de ‘Deprem Hatıra Ülke Tatbikatı’ düzenlendi. İlk kez yapılan tatbikat esnasında telefonlara mesaj geldi, belediye ve cami hoparlörlerinden ilanlar yapıldı.

Afet ve Acil Vaziyet Idaresi Başkanlığı (AFAD) öncülüğünde Düzce’de olan 7.2 büyüklüğündeki depremin 23’üncü yıl dönümü sebebiyle ülke genelinde eş vakitli tatbikat gerçekleştiriliyor. Ülke genelinde herkese ‘Çök- Kapan-Tutun’ hareketi için mesaj gönderildi.

Tatbikat, Düzce depreminin de saati olan 18.57’de gerçekleştirildi. Tatbikat ile yurttaşların cep telefonlarına AFAD tarafından mesaj geldi, televizyonlar ve radyolar aynı anda anons geçti.

Siren Neden Çalmadı?

Afet ve Acil Vaziyet Idaresi (AFAD) Başkanı Yunus Sezer siren sesi için izah yaptı.

Sezer, Türkiye genelinde ilk sefer uygulanacak ve herkesin katılabileceği “çök kapan tutun” tatbikatına ait, “Korku ve panik olmasın diye siren sistemini kullanmayacağız. SMS bildirimi, Hayati Ikaz Bildirimi, cami ve belediye hoparlörlerinden, televizyon ve radyo kanallarından bilgilendirmelerle yurttaşlarımıza erişeceğiz.” diye konuştu.

Tatbikat hatıranda neler yapıldı

Tatbikat dahilinde, mesajın duyulmasıyla güvenli görülen bir yerde, sağlam bir nesnenin yanına veyahut altına çöküldü.

Sırt, pencerelere dönük şekilde kapanıldı, baş ve boyun, düşme ihtimali olan cisimlerden korundu.

Sarsıntı sona erene kadar, yatak veya oturma grubu gibi ağır ve büyük eşyalara tutunup beklenildi.

“Afet gelmeden hazır olmamız, hazırlık yapmamız gerekli”

Diğer taraftan İçişleri Bakanı Süleyman Asil, tatbikat öncesinde izahlarda bulundu.

İşte Bakan Asil’nun izahlarından öne çıkanlar:

“17 Ağustos 1999 depremi öncesinde televizyonlarda kimse depremi tartışmıyordu. Gazetelerde deprem konusunda ne bir ikaz, ne bir yorum yoktu. Gündemimizde deprem arayışı de yoktu. Lakin bir anda tüm hayatımız tüm gündemimiz değişti. 12 Kasım 1999 saat 18.57’den bir saniye öncesine kadar da ülkemizin tüm gündemi depremdi.

Ekranda uzmanlar tartışıyordu. Herkes fay hatları ile ilgili yorum yapıyordu, anlamaya çalışıyorduk. Ancak kimsenin aklına Düzce’de böyle bir şey olacağı gelmiyordu. Bir büyük deprem yaşamıştık peş peşe ikincisinin geleceğini düşünmüyorduk fakat öyle olmadı.

Afet gelmeden hazır olmamız, hazırlık yapmamız lazım. Devlet olarak 1999’dan sonra çok mesafe katettik. AFAD Başkanlığı’mız heyetti. Afet hatıra ve sonrası için bir model ortaya kondu. Her biri için ayrı tasarılar oluşturuldu. Sonunda birden fazla adım atıldı.

Arkadaşlarımız az evvelki sunumlarda tatbikatın nasıl olacağıyla alakalı bilgileri sundu. Yurttaşlarımızdan ricamız 1 dakikalarını bize ayırsınlar. Küçük bir hareketle, kendilerini ve etraflarını test etsinler.

Son 10 günde müesseselerimizle bu tatbikata hazırlanıyoruz. Bu yıl, tatbikat yılı. Geçen yıl eğitim yılıydı. Afetle karşı karşıya kaldığımızda ne yapabileceğimiz konusunda hazırlıklar yapıyoruz. Bu problemin bütün hissedarları 10 gündür bir farkındalık sağlamaya çalışıyor.”